makul

Orman Alanı, Kıyı Kenar ve Kamulaştırmamadan Kaynaklanan Bazı Uyuşmazlıklarda Tazminat Komisyonuna Başvuru

Posted on Updated on

Tapusu Orman Alanı veya Kıyı Kenar Çizgisi İçerisinde Kaldığı İçin İptal Edilen Taşınmazlar Bakımından Tazminat Komisyonu Başvurusu

Doç. Dr. H. Burak Gemalmaz

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında orman alanı veya kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapuların herhangi bir maddi karşılık/tazminat verilmeksizin mahkeme kararıyla iptal edilmesi mülkiyet hakkı ihlali olarak görülmektedir.[1] Gerçekten de, orman alanı veya kıyı kenar çizgisi gibi alanlarda kalan özel mülklerin tapularının iptal edilmesi sebebiyle Türkiye defalarca mülkiyet hakkını ihlal etmiştir.[2]

Yazının devamını oku »

Reklamlar

Passolig ve Kişisel Veriler

Posted on Updated on

Boş TribünSon günlerde Türk futbol dünyasının finansörü rolüne bürünen Aktif Bank‘ın Passolig uygulaması, haberlere göre hem vaadettiği karaborsayı bitiremedi hem de tribünlerin boşalmasına sebep oldu.  Tribün kapatma cezasını kaldıracağı ileri sürülen Passolig son sürat toplu cezalandırmanın bir aracı olarak  tribündeki herkes hakkında yaptırım uygulanmasına olanak sağladı.

Uygulama taraftarların kişisel bilgilerinin etrafa saçılmasına (sponsorlar, Çalık Holding’in yabancı iştirakli şirketleri, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, kulüpler, TFF, Bankalararası Kart Merkezi, MasterCard vb…) olanak sağlayacak şekilde kurgulandı ve uygulanmakta. 7 yaşındaki çocukların dahi rızaları alınarak (!?) dahil olduğu bu sistem hakkında Doç. Dr. Burak Gemalmaz ve Arş. Gör. Doğukan Bora Savaş’ın birlikte hazırladıkları Kişisel Verilerin Korunmasıu Bağlamında E-Bilet ve Passolig başlıklı tebliğe aşağıdan erişebilirsiniz.

Yazının devamını oku »

Sosyal Güvenlik, Mülkiyet Hakkı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Posted on Updated on

Kişilerin Sosyal Güvenlik Hukukundaki Statülerinin Mülkiyet Hakkı Kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince Korunması

Doç. Dr. H. Burak Gemalmaz

Sosyal güvenlik hakkı ve genel olarak kişilerin sosyal güvenlik hukukundaki statüleri insan hakkı niteliğindedir. Ulusalüstü insan hakları hukuku (UİHH) düzleminde çok sayıda belge sosyal güvenlik hakkına yer vermiştir. Gerek sosyal güvenlik hakkının niteliği gerekse tarihsel ve sınıfsal arkaplanı, bu hakkın ekonomik ve sosyal haklar dizgesinde yer alan bir hak olduğuna işaret etmektedir. İkinci kuşak haklar olarak da bilinen ekonomik, sosyal ve kültürel haklar dizgesinde yer alan haklar Devletlere genellikle pozitif edim yüklemektedir. İkinci kuşak hakların dava edilebilirliğe çok uygun olmadığı genellikle kabul edilmektedir.

Ancak günümüzde hak kuşakları arasındaki bu farklılıklar ortadan kalmaktadır. Böylelikle, negatif yükümlülük-pozitif yükümlülük ayrımı silikleşmekte, yeni yükümlülük tipolojileri ortaya çıkmakta ve ikinci kuşak hakların en azından bir kısmı dava edilebilir bir niteliğe bürünmektedir. Bu trendin pratiğe aktarılmasının bir yönü, birinci kuşak haklara yer veren ve dolayısıyla çoğu halde bireysel başvuruya kurumsal olarak cevaz veren belgeler çerçevesinde mümkün olmaktadır.

Bu trendden nasibini alan ikinci kuşak haklar arasında kişilerin sosyal güvenlik hukukundaki statüleri de bulunmaktadır. Çok sayıda UİHH belgesinde dava edilebilirliğe uygun olmayan şekilde yer verilen soysal güvenlik hukukundaki statülerin, bu hakka yer vermeyen belgeler çerçevesinde korunabildiğini görmek mümkündür.  Bu trend, medeni ve siyasi hakların ekonomik ve sosyal boyutlarına önem verilmesi, karar verilirken bu unsurların dikkate alınması şeklinde pratiğe aktarılmaktadır.

Sosyal hukuk uyuşmazlıklarının yargısal çözümünün yapıldığı bir mercii de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS ya da Sözleşme) ile kurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir (AİHM). AİHM bugüne dek kişilerin Sosyal Güvenlik Hukukundaki statüleriyle ilgili çok sayıda karar üretmiştir.

Aslında sosyal güvenlik ile ilgili çok sayıda uyuşmazlık çeşitli Sözleşmesel haklar çerçevesinde Strasbourg organları önüne sıklıkla gelmeye başlamıştır. Bu haklar arasında mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı, özel yaşamın ve aile yaşamının korunması hakkı, yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ve ayrımcılık yasağı bulunmaktadır. Sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan problemlerin bu haklar özelinde AİHM kararlarına nasıl yansıdığı henüz Türkçe’de ayrıntılı ve spesifik olarak incelenmemiştir. Hem uygulama açısından hem de akademik açıdan önemli bir araştırma alanı olarak gözükmektedir.

Aşağıda linki verilen makalede, AİHM’in sosyal hukuk pozisyonlarına, Sözleşmenin 1 No’lu Protokolünün 1. Maddesinde (P1–1) düzenlenen mülkiyet hakkı özelindeki bakışı üzerinde durulacaktır. Makalenin yayımlanmasından bu yana AİHM konuya ilişkin yeni kararlar üretmeye devam etmektedir. Makale “Kişilerin Sosyal Güvenlik Hukukundaki Statülerinin Mülkiyet Hakkı Kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince Korunması” başlığı ile İş Dünyası ve Hukuk, Prof. Dr. Tankut Centel’e Armağan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi No.:720, İstanbul, 2011, ss: 704-736’da yayımlanmıştır.

 

Kişilerin Sosyal Güvenlik Hukukundaki Statüleri